Muz yetiştirilen bölgelerde çok çeşitli hastalık etmenleri ve zararlılar bulunmuştur. Ülkemizde en önemli ve yaygın olan zararlılar nematotlardır. Nematotlar bitki özsuyunu emerek onun zayıflamasına sebep olurlar. Nematodlar genellikle yapraklarda sararma, gövdede yumuşama, bodurlaşma ve gelişme geriliği meydana getirirler.
Nematotlar:
Kök oyucu nematot (Radopholus similis): Kök dokularında delik açarak bitkinin çürümesine neden olurlar. Bulaşmış köklerde kırmızı ve siyah lekeler bulunur. Bu lekeler bütün kökün çürümesine neden olur. Ayrıca bu delikler mantarların buralara yerleşerek başka hastalıkların da oluşmasına neden olmaktadır. Bu nematot henüz ülkemizde görülmemiştir.
Spiral nematodu (Helicotylenchus multicinctus): Vücudu helezon şeklindedir. Çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktürler. Bitkinin kılcal köklerine zarar verirler. Köklerin dış kısmında yaşarlar. Bitki özsuyunu emerek zarar oluştururlar.
Kök ur nematotları (Meloidogyne spp.): Bu zararlının bulaştığı bitki söküldüğü zaman köklerinde irili ufaklı urlar görülebilir. Bu urlar enine kesildiğinde küçük, küre şeklinde ve beyaz inci tanesi gibi dişi nematotlar görülür. Keselerin ortasında da siyah yumurta keseleri bulunur. Bitkinin üst bölümüne su ve besin taşıması olamayacağından tipik kuraklık ve besin eksikliği görülür.
Muz kök gal nematodu: Kök damarlarında delik açarak şiddetli çürümelere neden olurlar. Erken belirtileri yaprak sararması, ufak salkımlar, yaprakların pörsüyüp parçalanmasıdır. Nematotlardan korunmak için muz bahçeleri nematotsuz alanlar üzerinde kurulmalıdır. Nematotsuz dikim materyali kullanılmalı, dayanıklı muz bitkileri münavebeye sokulmalıdır. Yeni dikilecek muz fideleri mutlaka nematod ilaçları ile hazırlanmış ilaçlı su havuzlarında en az yarım saat bekletilerek dikilmelidir.
Zararlılar;
muz yetiştirilen bölgelerde zarar yapan 200’den fazla böcek, 7 akar, 17 nematot olduğu saptanmıştır.
Bunlardan en önemlileri muz hortumlu böceği, güve, trips ve muz
afidi’dir. Ayrıca bazı böcekler, mısır koçan kurdu, yeşil kurt, prodonya,
yaprak bitleri, tavuk, fare, domuz gibi hayvanlar da muz bitkisine zarar
vermektedir.
Muz yetiştiriciliğinde dünya çapında önemli bazı hastalıklar vardır. Ancak bunların büyük çoğunluğu subtropik iklimde, yani ülkemizde görülmemektedir. Bazı önemli hastalıklar şunlardır:
Panama hastalığı
Yaprak leke hastalığı
Bunchy Top (Banana buncytop virus)
Bakteriyel solgunluk
Panama hastalığı:
Bu hastalıklar içinde en önemlisidir. Hastalığın etkeni mantarlardır. Mantar bitkiye köklerden girer. Muzların yumru gövdelerinde zarar yapar. Mantar toprakta uzun süre dayanır. Tropikal Asya, Afrika ve Amerika’nın birçok bölgelerinde bu mantar çeşidi yaygındır. Genel olarak bu hastalıkla savaşmak için etkili kontroller ve bu hastalığa dayanıklı klonlarla yetiştiricilik yapmak gerekir. Gross Michel klonu Panama hastalığına duyarlıdır. Bu klonla kurulmuş olan bahçeler bu hastalıktan bahçenin tamamen ölmesine varacak kadar zarar görmektedir. Bu nedenle yerini Cavendish grubuna giren hastalığa dayanıklı klonlara terk etmiştir. Sıcak toprak ısısı ve kötü drenaj, yüksek toprak rutubeti yayılmayı arttırır. Bu hastalık subtropik şartlarda görülmemektedir. Bodur muzlar bu hastalığa dayanıklıdır. Hastalık, alt yapraklarda kenardan orta damara doğru parlak sarı bir bant görülmesi ile fark edilir. Bu yapraklar bir kaç gün içinde solar. Yaprak sapları bükülür, kuruyarak aşağı sarkar. Sonraları üst yapraklar da kurur ve bitki çürür. Bitkiler herhangi bir zamanda bu hastalığa yakalanabilir. Eğer meyveler tamamen gelişmeden bitki bu hastalığa yakalanmışsa bitki ölmeden önce çok az bir olasılıkla hasat yapılır. Yalancı gövde içindeki öz su borularında sarı turuncu, mor kırmızı renkli benekler görülür. Dayanıklı çeşit ve fazla suların drene edilmesi ile hastalık denetim altına alınabilir.
Ülkemizde bu hastalığa dayanıklı türler yetiştirildiği için hastalığın zararları görülmemektedir.
Yaprak leke hastalığı:
Muz bitkisinde görülen tehlikeli bir mantari hastalıktır. Cercospora musae mantarının neden olduğu hastalıktır. İlk belirtisi yaprağın orta damarı boyunca ve ona paralel olarak görülen hafif kahverengi yeşil, 0.3-1 mm uzunluğundaki yapraklar üzerinde açık sarı lekelerdir. Lekeler, 1 cm uzunluk ve 1.5 cm kadar genişliğe ulaşarak kahverengiden siyaha dönen bir hat üzerinde eliptik, hafifçe kuru lekeler hâlini alır. Lekeler küçük kaldığı zaman zarar önemli değildir. Fakat lekelerin çevresindeki dokular hızla ölmeye başlar,
ölü kısımların birleşmesiyle yaprağın az veya çok kısmı tamamen bozulur. Bunların küçük bir miktarı büyür ve oval bir hâl alır. Koyu kahverengiye dönüşür, sonra lekelerin orta kısmı ölür. Fotosentez için gerekli yaprak alanının azalmasına bağlı olarak salkım ve meyveler küçülür. Yapraklardan sonraki belirtisi meyvelerde görülür. Parmaklar olgunlaşmadan sararır. Meyveler köşeli ve erken olgunlaşır.
Ülkemizde henüz tespit edilmemiştir.
Bakteriyel solgunluk:
Pseudomanas solanacearum bakterilerinin neden olduğu bir hastalıktır. Hastalık öncelikle alt yaprakların sararmasına yol açar. Hastalık ilerledikçe diğer yapraklar sararmaya başlar ve bitki kurur. Kuruyan bitki çürür ve yıkılır. Bitkinin gövdesi kesilerek incelenirse özsu borularında sarı, kahverengi ve mor lekeler görülür.
Hastalıktan korunmak için bahçede kullanılan aletlerin steril olması ve hastalıksız fide kullanımı önemlidir.
Bunchy Top (Banana buncytop virus):
Muzlarda görülmeye başlanan virüslerin neden olduğu bir hastalıktır. Bahçelere çok zarar vermektedir. Virüsler afitlerle taşınır. Hastalık bulaşmış bitkilerde yapraklar tepede rozet şeklinde toplanır. Hastalıklı bitkilerde büyüme geriliği görülür. Hastalığın belirtisi yapraklardaki damarlarda görülen düzenli olmayan
şeritlerdir. Hastalık ilerledikçe şeritler bütün damarlar boyunca uzanır.
Bu hastalıktan bahçeyi korumak için hastalıksız fideler kullanılmalıdır.
Bundan başka muzlarda diğer mozaik virüsü hastalıkları da görülebilmektedir.