İçeriğe geç
Anasayfa » Muzun Botanik Özellikleri

Muzun Botanik Özellikleri

1. Kök Yapısı
Muz kökleri, toprak altında bulunan ve esas gövdeyi oluşturan yumrudan çıkar. Yumrunun daha çok üst taraflarından çıkar. Bu çıkış dörder adetlik gruplar hâlindedir. Muz eğer tohumdan yetiştirilmişse henüz yumru oluşmamıştır. Kök, kazık kök şeklindedir. Kazık kök daha sonra yumruya dönüşür.
Muz kökleri 5-8 mm çapındadır ve uzunlukları boyunca kalınlıkları değişmez. Bu kökler yumrudan biraz uzaklaşınca kendilerinden daha ince yan kökler oluşturur. Bunlar da 4-5 mm çapa ulaşır ve aynı kalınlıkta kalır. Kılcal kökler bu yan kökler üzerinde bulunur. Muz köklerinin dış kısmı koyu kahverengi, siyaha yakın, iç kısmı ise beyaza yakın krem rengindedir. Kılcal köklerin görünüşü ise beyazdır.

      Muzda meydana gelen kök sayısı bitkinin sağlık durumuna bağlıdır. Bir yumru 200-300 ve daha fazla kök meydana getirebilir. Ülkemizde kökler en fazla ilkbahar mevsiminde meydana gelir. Uygun şartlarda kökler, 50 cm yanlara ve 75 cm derinliğe kadar gidebilir. Köklerin çoğunluğu 15-40 cm derinliktedir. Bununla birlikte 140 cm derinliğe kadar inen köklere de rastlanmıştır. Muzun kökleri kısa ömürlüdür.

      2. Gövde Yapısı
      Muzun gerçek gövdesi toprak altında bulunur ve yumru şeklindedir. Yumru gövde besin depo eder. Gövdede kuru madde miktarı fazladır. Gerçek gövde çok yıllıktır. Muzun toprak üstünde görülen gövdesi yalancı gövdedir. Buna toprak üstü gövdesi de denir. Yalancı gövde toprak üzerinde sanki yaprak saplarının birleşmesinden meydana gelmiş bir kütük gibidir. Bodur muzlarda gövdenin boyu 1,5-2,25 m’ye kadar çıkar. Üst kısmında dört bir tarafa açılmış yapraklar bulunur. Yeni yapraklar gövdenin orta kısmından
      meydana gelir. Yalancı gövde yeşilimtrak görünüşlü ve yaşlandıkça unumsu bir örtü ile kaplanır. Elle dokunulduğu zaman bu beyazlık ele bulaşır.

      Yalancı gövde, yapraklarını tamamladıktan sonra meyve salkımını andıran bir tomurcuk (hevenk, dal) oluşturur. Bu olaya muz üreticileri muz doğurdu demektedir. Tomurcuk bir defa gerçekleşmekte ve daha sonra görevini bitirmektedir. Meyvesini vermiş olan yalancı gövde, muzun hasadından sonra yanında bırakılacak olan fidenin beslenmesi için kesilmemeli, yerinde bırakılmalıdır. Sadece tepesinden (yaprakların ayrıldığı bölgeden) vurulmalı, kesilen kısım da toprakta organik gübre olarak bırakılmalıdır. Yerinde bırakılan yalancı gövde, yanındaki fideyi besleyecek, zaman içinde pörsüyerek çökecektir. Bir sonraki onarma döneminde bu kısım toprak altına gömülerek, ayrışması hızlandırılarak toprağın organik madde içeriğinin zenginleşmesi sağlanmalıdır.

      3. Yaprak Yapısı
      Muzun yaprakları ilk çıkışta boru şeklindedir. Sonra uç kısmı yavaş yavaş açılarak karakteristik muz yaprağını oluşturur. Muzun yaprakları büyüktür. Yaprak uzunluğu 2 m ve genişlik de genellikle 60–90 cm olabilir. Yaprak sapı daralmış kanal görüntüsünde ve alt tarafı yuvarlaktır.

      Yaprak ayasında ortada toprağa bakan kısmı bükey, yukarı bakan kısmı ise yalancı gövdeye doğru oluklu bir ana damar vardır. Ana damara dikey yakın bir açı ile ve birbirine paralel olan yan damarlarla bağlıdır. Bu yan damarların arası yaprak yüzeyini meydana getirir. Rüzgârlı havalarda bu yan damarlar ana damara kadar yırtılır ve yaprak dilim dilim olur. Yapraklar yeşil görünüşlü ve yaşlandıkça unumsu bir madde ile örtülürler. Yaprağın uç kısmında, yaprak ucu denen bir kısım vardır. Bu yaprak uzama olanakları ararken yaprak ayasının gideceği yolu açmak için kullanılan bir organdır. Yaprak oluşumu tamamlanınca düşer. Yaprak üzerinde, damar aralarında, sapında ve kınında stoma dediğimiz gözenekler bulunur. Sap ve kında milimetrekarede 6–7 tane, ayada 160–170 tane stoma (gözenek) vardır. Ayanın alt kısmında üste göre 4–5 misli fazla stoma vardır.

      4. Tomurcuk ve Çiçekler
      Muzda tomurcuk, çiçekler ve meyve salkım şeklindedir. Yalancı gövdenin sonunda bir çiçek sapı ve üzerinde büyük bir tomurcuk meydana gelir. Tomurcuk çok sayıda çiçek taşır. Tomurcuğun üstü kurşuni renkte mumsu bir tabaka ile örtülüdür. Bazı çeşitlerde çiçek sapı aşağı doğru eğilirken bazılarında dik olarak büyür. Muzun esas çiçekleri tomurcuk üzerindeki brakte yapraklarının altındadır. Brakteler tek tek açılır ve dış yüze doğru kıvrılırlar. Kıvrılan braktelerin altından meyve elleri ortaya çıkar.

      Muz salkımlarında 3 çeşit çiçek bulunur. İlk açılan braktelerin altlarından çıkan çiçekler dişi çiçek olup daha sonra muza dönüşürler. Dişi çiçeklerin muza dönüşmesi için döllenme olması gerekmez. Bu nedenle muzlara bu özelliklerinden dolayı partenokarpi denir. Kuruyan stigmalar hasada kadar dökülmeden meyve ucunda kalabilirler. Salkımdaki çiçek sayısı ne kadar fazla olursa salkım ağırlığı da o kadar fazla olacaktır.
      Salkımdaki dişi çiçek sayısı sıcaklığa bağlı olup sıcak aylarda artar, soğuk ve ılık aylarda az olur.

      Dişi çiçeklerin hemen altında çift organlı çiçekler bulunur. Bu çiçeklerden oluşan meyveler küçük ve kalitesizdir. Çift organlı çiçeklerin hemen altında ise erkek çiçekler bulunur. Bodur muzlarda erkek çiçekleri örten brakteler meyve sapına bağlı kalır ve genellikle açılmazlar.

      Salkımdaki tarak sayısı kaynağı yalancı gövdede olan dişi çiçek sayısına bağlıdır. Dişi çiçek sayısı da sıcaklıkla ilgilidir. Dişi çiçeğin oluştuğu anda iklim ne kadar soğuk olursa tarak sayısı da o kadar az olur. Parmak büyüklüğüne ise toprak verimliliği, kullanışlı su ve fotosentez derecesi gibi etmenler etkili olmaktadır.

      5. Meyve Yapısı
      Taraklar üzerinde bulunan meyveler karşıdan bakıldığında sağdan sola doğru gelişirler ve çift sıralı, satranç şeklinde dizilmişlerdir. Bu nedenle gelişme devresi sonunda parmaklar 5 köşeli ve sağdaki meyveler daha iri olur. Her tarakta 10-26 parmak bulunur. İlk taraklarda parmak sayısı fazla ve meyveler iridir. Uca doğru gidildikçe meyveler sayıca azalır ve küçülür.

      Bir yanıt yazın

      E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

      Copyright © 2024 Tüm hakları saklıdır. I İbrahim Arslaner